3 yaş benmerkezcilik ve inatçılık özelliklerinin görüldüğü zorlu bir dönemdir.

 

3 yaştaki çocukların en sevdikleri kelimelerin “hayır”, “ben”, “ben yapacağım” olduğu görülebilir. İnatçı ve kararlı tutumları, isteklerine “hayır” dendiğinde geçirilen öfke nöbetleri ve ağlama krizleri hep bu dönemin karakteristik özellikleridir. Genelde 2,5–3 yaş civarındaki tüm çocuklarda bu davranışların zaman zaman gözlenmesi çok doğaldır. Yine bu yaş grubundaki çocuklar, okula başlayarak birey olma yolunda çok ciddi bir adım atmış olurlar. Artık onlarında kendilerine ait bir dünyaları vardır. Buna paralel olarak gittikçe daha çok sosyalleşir, zihinsel olarak gelişir ve kelime hazineleri hızla gelişir.

 

Bu yaş grubu paralel oyun” denilen dönemdedir. Yani birbirleriyle oyun kurmaktan çok, oyuncağa yönelik oyunlar oynarlar. Diğer arkadaşları ile ancak elindeki oyuncak alındığında ilişki kurarlar. Zaman zaman paylaşma konusunda yaşadıkları zorlukları arkadaşlarına fiziksel zarar verme boyutuna da taşıyabilirler (vurma, bağırma, ısırma vb.). Aslında 2,5–3 yaş grubunda, bu tür durumlarda yaşanan doğal tepkilerdir.

 

Bu döneme, Özgürlüğe karşı birin­ci atılım”, “Birinci kaprisler çağı”, “Egosantrik dönem”, “3 yaş bunalım dönemi” gibi isimlerde verilmektedir. Çocuk, ego’sunu, yani benliğini bu dönemde keşfeder. Bu keşfin iyi olmadığı, başarılı atlatılamadığı durumlarda halkın egoist dediği, bencil bir tip ortaya çıkması çok doğaldır. Ortaya çıkan daha sonra giderilebilmesi ancak uzman yardımlarıyla o devrede veya daha sonraki ay ve yıllarda derinlemesine çalışılarak mümkün olabilmektedir.

 

3 yaş civarındaki çocuklar artık kendi öz bakımlarını karşılayabilecek birçok beceriye sahiptirler. Eğer fırsat verilirse yemek yemek, giyinmek soyunmak, temizlik gibi birçok ihtiyaçlarını kendileri karşılayabilirler. Başkalarına isteklerini belirtecek ve sosyal ilişki kurabilecek dil gelişimi düzeyine sahiptirler. Kendilerine söylenenleri, yönergeleri dinleyebilecek ve anlayabilecek yeterliliktedirler. Diğer çocuklarla oynayabilecek sabrı ve işbirliğini gösterebilecek olgunluktadırlar. Yani bu yaş çocuğun sosyal bir grubun parçası olmaya en hazır olduğu yaştır. Çocuklar genellikle 3 yaşlarında yuvaya gidebilecek olgunluğa erişirler. Anneye olan bağımlılığın yerini kendine güven almaya başlar.

 

Henüz tam anlamıyla anneden ayrışmamış da olsa verilecek desteğe bağlı olarak çocuk ilk kez anneden kopup uzunca bir süre başka bir sosyal ortamda kalabilecek olgunluğa erişmiştir.3 yaş önemli bir geçiş sürecidir. Bu dönemde “ben ve başkaları” kavramı gelişir. İhtiyaçlarını geciktirmeyi öğrenir. Paylaşmayı ve grupla oynamayı ve basit kurallara uymayı bu yaşta başarabilir.

 

Bu dönemde ailenin tavrı çok önemlidir. Bu birey olmaya geçiş sürecinde çocuğun bazı taleplerini karşılarken bir parça geciktirmek, paylaşabildiğinde ve kurala uyduğunda ödüllendirmek çocuğun ben merkezcilikten kurtulmasında etkili olacaktır. Birçok oyunu ve aktiviteyi sürdürebilecek sabrı olan 3 yaş çocuğu yine de hala bir sorumluluğu uyarısız sonuna kadar sürdüremeyebilir.

 

3 yaşını dolduran çocuklar hem fiziksel hem de zihinsel özellikleri bakımından oldukça gelişmiş durumdadır. Hareket koordinasyonları çok artmıştır. Bedenlerini yetişkinlerin yapabildikleri birçok için rahatlıkla kullanabilirler. El becerileri oldukça gelişmiştir. Kalem kullanmaya, çizgiler çizmeye başlarlar. Dış dünyaya ve olgulara ilişkin sorular sorarlar ve çok meraklıdırlar. Sosyal anlamda çok gelişmiştirler. Başka çocuklarla bir arada olmaktan keyif duyarlar. Kendi isteklerinin yerine getirilmesi konusunda ısrarcı olduğunda grup tarafından kabul görmediğini fark etmeye başlar. Onlarla birlikte olmak için zaman zaman onların isteklerine de cevap vermesi gerektiğini öğrenir.

 

 Özellikle bu dönemde çocuk çevresindeki yetişkinlerin sorun çözme biçimlerini taklit eder. Yani bir problem çıktığında anne ve babası saldırgan davranıyorsa çocuk da benzer durumlarda saldırgan davranmayı öğrenir. Saldırganlık çok küçük yaşlardan beri öğrenilen bir tutum olmakla birlikte özellikle bu yaşlarda taklit çok fazla görülür. Anne-babaların özellikle bu dönemde çocuğun sosyal yönünü geliştirecek bir tavır içinde olmaları önemlidir. Ayrıca zihinsel gelişimi için çocukların sorularına uygun ve doğru yanıtlar bulmaları, öğrenme isteklerinin kırılmaması açısından önem taşımaktadır. Ayrıca bu dönemde çocukların çok hareketlenirler ve tehlikelere maruz kalma olasılıkları da artar. Kazaların en fazla rastlandığı yaş 4 yaş civarıdır. Bu nedenle de anne babaların çok dikkatli olmaları gerekmektedir. Burada çocuğu hem korumak hem de birçok şeyi denemesine fırsat vermek oldukça zor bir ayaradır. Genellikle çocuğun güvenliği ön planda tutulmaktadır. Oysa çocuğun yaşam deneyimiyle öğreneceği şeylerin de hem zihinsel, hem fiziksel hem de duygusal gelişim açısından önemi çok büyüktür.

 

3 Yaş Çocuğuna Yaklaşım Nasıl Olmalı?

 

3 yaşındaki çocuk elinden gelse dünyayı keşfetmeye ça­lışır. Kırılabilecek şeyleri kırmaya, kalemlerle bir yerleri çiz­meye ihtiyacı vardır. Buna göre bir oda veya köşe hazırlan­ması evde çocuk için faydalı olur. Çocuğu bütün bunlarda tecrübe sahibi olmasında kontrolümüz dahilinde serbest bı­rakmalıyız.

 

Çocuk bu çağda (2,5–4 yaş) çevreden ve aileden çözülerek daha özgürlükçü bir tavır benimser. Amaç ileride tek başına hayatını yaşayabilecek hale gelmesidir. Bunun ilk sınavı bu dönemde verilmektedir.

 

Bu dönemin bir diğer adı da ilk karşı koyma bunalım dönemi”dir. Bu nedenle çocuk kendisine vasilik edenlere karşı koyma­dan rahat edemez. Bunun da sebebi şudur: O kendi kuvveti­ni tanıyacaktır. Kendi öz kuvvetini deneyecektir. Kendini kabul ettirmeye çalışacaktır. Daha ileriki yıllarda geçireceği, ikinci bunalım dönemi için güç toplayacaktır. Sosyal benliği keşfetme buhranı, bunun için daha şimdiden kendisine ce­miyette bir yer temin etme sancılarını halledebilmek için ze­minler hazırlamakla meşguldür.

 

Anne ve babanın çocuğun eğitiminde aynı paralelde olmaları ciddi bir sorundur. Yani aynı bilgileri birlikte bilmeli ve uygulamalıdırlar. Görüş ayrılıkları varsa bunlar uygun şe­killerde biran önce ortaya konulup giderilmelidir yoksa bundan sadece anne baba değil çocuk da çok örselenecektir. Çocuğun psiko-sosyal özellikleri ve başarılı bir uyu­mun esasları konusunda anne ve babanın fikir birliği içeri­sinde olmaları, aile ve çocuk mutluluğu açısından aşılması gere­ken ilk aşamadır.

 

aglayanbebeÇocuğun normal gelişimi açısından gürültü etmesi bir gereksinimdir. Fazla sessiz çocuklar, çok hareketli çocuklardan daha çok endişe uyandırmalıdır. Rehberlik her şeyden önce sevgi, tolerans, otorite, sabır ve inanma işidir. Çocuğa anne ve babasından istediği psiko-sosyal hakları sevgi vb. verildiği zaman, ondan da bazı şeyler istemek ve almak daha kolaylaşır. Örneğin otoritemize itaati gibi. Nite­kim gerçek sevgi ve tolerans görmüş çocuklar anne ve babalarının otoritelerini daha rahatlıkla kabul ederler ve onlara itaat ederler. Çocuk üzülüyor, ağlıyor diye onun iyiliği için ondan beklediğimiz işleri yapmıyorsa, söz tutmuyorsa, bu istediklerimden  vazgeçmek, çocuğun işlerini ağlayarak yaptırabileceğine dair onda bir kanı oluşmasına sebep olur.

 

Bu nedenle çocuktan bir şeyler isterken bunla­rın istenebilecek şeyler olup olmadığı konusunda önce iyi karar verip ondan sonra kararlı olarak onu uygulamamızda büyük yararlar vardır. Örneğin bu dönem bunalımı içerisin­de olan çocuğun televizyon seyredip seyretmemesi konu­sunda verilmiş ciddi ve tutarlı karar alınmalı ve istikrarlı bir şekilde uygulanmalıdır. Birbirini çelişkiye düşüren davranışlar çocuğu da, aileyi de mutsuzluğa götürür. Çocuğu eğitenlerin bir süre sonra çocuk karşı­sında etkisiz hale gelmeleri bundandır.

 

Yetişkinler, çocuğun akrabaları ve diğer sosyal çevre bireyleri, çocuğu yola getirmek veya ona karşı yeterince et­kili olabilmek için ne kadar araya girerlerse, çocuğun karşı koyma tepkileri de o nispette çok şiddetli olur. Çocuğun kaprisleri giderek artar. Anne-baba burada esastır. Diğer sosyal çevre bireyleri anne-babanın otoritesini çocuk üzerin­de sarsacak davranışlardan sakınmalıdırlar.

 

Çocuğun kaprisleri karşısında yapılabilecek en iyi ha­reket tarzı, çocuğun tehlikesizce yapabileceği şeyleri yapmasına izin vermek, öte yandan da kaprislerini görmezlikten gelmektir. Suçları karşısında veya yapması lazım ge­len işlerinde sarsılmaz bir sesle ve sakinlikle onu eğitmek gerekir.

 

GELİŞİM ALANLARI

 

MOTOR GELİŞİMİmotor_becerileri

 

▪     Merdivenden yukarı ayak değiştirerek çıkar ve aşağı inerken her basamakta iki ayağını bitiştirir.

▪     Alt basamaklardan atlayabilir.

▪     Koşarken ve büyük oyuncakları itip çekerken önüne çıkan engelleri aşabilir, köşeleri dönebilir.

▪     Pedalları kullanarak üç tekerlekli bisiklete binebilir.

▪     Parmak ucunda durabilir ve yürüyebilir.

▪     Ayak bileklerini çapraz koyarak oturabilir.

▪     Her iki elini işbirliği içinde ustaca kullanabilir.

▪     Yumuşak materyallere elleriyle şekil verir.

▪     Atılan topu yakalar ve karşısındakine top atar.

▪     Makas kullanabilir.

 

BİLİŞSEL ve DİL GELİŞİMİdil_gelisimi

▪     Konuşurken ses tonunu duruma göre değiştirebilir.

▪     Adını, soyadını, cinsiyetini ve yaşını söyleyebilir.

▪     Öyküleri büyük bir dikkatle dinler.

▪     Bildiği birkaç çocuk şiirini ezbere okuyabilir.

▪     10’a kadar ya da daha fazla ezbere sayabilir.

▪     1–3 arası rakamları tanır.

▪     Ana renkleri tanır.

▪     Basit emirleri yerine getirir.

▪     Nesnelerin isimlerini söyler, eşleştirme yapabilir, ayırt edebilir.

▪     Bedeninin parçalarını bilir.

▪     ‘Ne’, ‘nerede’, ‘kimle’ başlayan pek çok soru sorar.

▪     Müzik eşliğinde şarkı söyler.

SOSYAL ve DUYGUSAL GELİŞİMİsosyal_duygusal_gelisim

 

▪     Oyun sırasında kendi kendine konuşma giderek azalır ve yerini başkalarıyla konuşma alır.

▪     Oyunlarda yetişkinleri taklit eder.

▪     Duygularını sözel ifadelerle açıklar ve duygularının nedenlerini söyler.

▪     Gerekli durumlarda paylaşma davranışı gösterir.

▪     Gerekli durumlarda yetişkinlerden yardım ister.

▪     Yaptığı işlerde yetişkinlerden onay ister.

▪     Hatırlatmalarla grup kurallarına uyar.

▪     Başka çocuklarla uyum içinde oynayabilir

 

ÖZBAKIM BECERİLERİozbakim2

▪     Yemek yerken kaşık ve çatalı rahatça kullanabilir,

▪     Ellerini yıkayabilir ancak tam olarak kurutamaz.

▪     Burnunu mendille siler.

▪     Dişlerini fırçalar.

▪     Bağcıksız veya spor ayakkabısını çıkarır.

▪     Çok küçük olmayan düğmeleri açar.

▪     Yemek masasının hazırlanmasına ve toplanmasına yardım eder.

▪     Tuvaletini yardımsız yapar.

▪     Oyuncaklarını toplar.

▪     Pantolonunu ve şortunu indirebilir ve yeniden çekebilir ancak düğme ilikleme ve fermuar çekmede yardıma ihtiyaç duyar.

▪     Ev işleri, bahçe işleri, alış-veriş gibi etkinliklerde yetişkine yardımcı olmaktan çok hoşlanır.

Uzman pedagogumuz tarafından düzenli olarak yapılan gözlemler ve uygulanan gelişim tarama envanterleri ile çocuğunuzun genel durumu ve gelişimi sürekli ölçülür ve aylık olarak veliye raporlanır.

3 Yaş Grubu Programımızda Neler Var?

Oyunlar, şarkılar, dans ve drama çalışmaları ve diğer öğretim teknikleri kullanılarak öğretmenlerimiz tarafından çocuğunuzun aşağıdaki konulardaki becerileri geliştirilir.

BİLİŞSEL GELİŞİM ALANINDA :

  • Eşleştirmeler yapabilme
  • Gruplama yapabilme
  • Nesne tanıma ve tanımlama çalışmaları
  • Zıt kavramları tanıma ayırtetme (büyük-küçük, uzun-kısa, geniş-dar vs.)
  • Ana renkleri tanıma ve tanımlama
  • Geometrik şekilleri tanıma ve tanımlama
  • Mekanda konum çalışmaları (üst-alt-iç-yan-ön-arka vs.)
  • 1-10 arası rakamları tanıma
  • Parça-bütün ilişkisi kurabilme – Yap-boz çalışmaları
  • Vücut parçalarını tanıma ve tanımlama
  • Basit örüntü çalışmaları

DİKKAT ÇALIŞMALARI : Masa başında oturma ve dikkat süresini arttırmaya yönelik çalışmalar yapılır

  • Görsel Dikkat Çalışmaları
  • İşitsel Dikkat Çalışmaları
  • Yaratıcı düşünme ve problem çalışmaları

   DİL GELİŞİMİ ALANINDA :

  • Cümle kurarken kullandığı kelime sayısını arttırma
  • Neden, nasıl, kim gibi soru kalıplarını yerinde kullanma ve cevap verme çalışmaları
  • Sohbet başlatma ve sürdürme çalışmaları
  • Duygu ve düşüncelerini sözel olarak ifade etme yeteneğini geliştirici çalışmalar
  • Dinlediği öykü ile ilgili soruları yanıtlama, öykü oluşturma çalışmaları

SOSYAL VE DUYGUSAL GELİŞİM ALANINDA :

  • Kendisi ile ilgili sorulan sorulara yanıt verebilme
  • Kendine ait özellikleri tanıtabilme
  • Ailesini tanıtabilme
  • Kurallara uyma
  • Gruba uyum
  • Nezaket sözcüklerini kullanma
  • Basit sorumlulukları yerine getirebilme
  • Paylaşma
  • Duyguları hakkında konuşma
  • Diğerlerinin de duygularını fark edebilme

MOTOR GELİŞİM ALANINDA :

  • Kaba Motor Becerileri geliştirici çalışmalar : Yer değiştirme hareketleri, denge hareketleri, nesne kontrolü gerektiren hareketler
  • İnce Motor becerileri geliştirici çalışmalar : Hamur çalışmaları, yırtma-kesme- yapıştırma çalışmaları, boncuk dizme çalışmaları, boyama çalışmaları, basit çizgi çalışmaları , nesneleri takıp çıkarma çalışmaları

ÖZBAKIM BECERİLERİ ALANINDA :

  • Kendi kendine yemek yiyebilme
  • Düğmesiz ve bağsız giysileri giyip çıkarabilme
  • Ellerini ve yüzünü yıkama
  • Diş Fırçalama çalışmaları
  • Eşyalarını toplayabilme çalışmaları

DANS DERSLERİ: Branş öğretmeni tarafından müzik eşliğinde ritm ve dans çalışmaları yapılır.

Detaylı Bilgi

Hem çocuklar hem de yetişkinler için doğal bir süreç olan müzik eşliğinde hareket etme, çağlardan beri insanlar kutlama ve matem törenlerinde bir araya geldikçe gelişmiştir. Dans, çocukların iletişim, sosyal becerilerini geliştirme ve kendilerine güvenlerini artırmada kullanılabilir. Çocukların bir probleme tek bir çözüm yolunun olmadığını, başkalarının fikrini kabul etme veya reddetmeyi öğrenmesini sağlar. Çocukları yaratıcı araştırmacılığa sevk eder (MacDonald 1991)

Dans öğretmenimiz tarafından verilen derslerle çocuklarımızın motor ve bilişsel becerilerinin yanısıra iletişim ve sosyal becerilerini de geliştirmekteyiz.

Dans Öğretmenimiz

Tuğba GEMİCİ

Dans Öğretmen

İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Türk Halk Oyunları bölümü mezunu olan öğretmenimiz usta öğreticilik ve pedagojik formasyona sahiptir. Almış olduğu diğer eğitimler ve sertifikalardan bazıları: “Klasik Bale Eğitimi”, “Modern Dans Eğitimi” , Üsküp Dansları Eğitimi”,, “Tap Dans Eğitimi” , Müzik ve Ritm Eğitimi”, Yılmaz Erdoğan ve Ali Sürmeli’den “Tiyatro” eğitimi, Streching ve Kondüsyon Eğitimi, Salon Dansları (Tango, Vals, Jazz,Latin Amerika), Çocuk Yogası Eğitmenliği Sertifikası ve Klasik Yoga Eğitmenliği’dir. Çocukları, dansı ve doğayı çok seven eğitmenimiz Sultans Of The Dance – Anadolu Ateşi’nde 4 sene boyunca profesyonel dansçılık yapmıştır.

YABANCI DİL ÇALIŞMALARI:

İngilizce renkler, hayvanlar, meyveler, basit nesne isimlerini, selamlaşma ve kendini tanıtma ile ilgili cümleleri öğrenir.

Detaylı Bilgi

Çocuklar için 0-6 yaş arası dönem yabancı dil öğrenme açısından hayati öneme sahiptir. Doğumdan itibaren 6 yaşına kadar çocuğun beynindeki nörofizyolojik mekanizma çok faaldir ve bu mekanizmanın yardımıyla dil otomatik olarak beyne kaydedilmektedir. Çocuk duyduklarını adeta bir kasete kaydedercesine beynine kaydetmektedir. Bu dönemden sonra bu mekanizma özelliğini kaybetmekte ve kayıt özelliği azalmaktadır.

Okulumuzda yaş gruplarına göre hazırlanmış İngilizce programlarımız uygulanmaktadır.

İngilizce Eğitim Sistemimiz

İngilizce öğretimi konusunda çözüm ortağımız English Kids Academy ile birlikte çalışıyoruz. Haftanın 5 günü çocuklarımız eğitim koordinatörünün belirlediği konuları işlemektedir. Öğretmen ve öğrencilerin performansları English Kids Academy denetmenleri tarafından ayda bir değerlendirilir, geliştirilmesi gereken alanlar  tespit edilir  ve bu konuda yönetime gerekli raporlar verilir. English Kids Academy’nin özel bilgisayar programı ile çocuklarımız interaktif şekilde belirlenen müfredatı öğrenirler. Her ay sonunda performansları velilere raporlanır.

SATRANÇ DERSLERİ:

Satranç eğitimi ile çocuklarımız ilk aşamada: taşların isimlerini, görevlerini,satranç tahtasını,taşların dizilişini daha sonraki aşamada: oyun kurallarını, figürlerin hareket biçimlerini, basit hamleleri öğrenirler.

Detaylı Bilgi

Satranç öğrenirken çocuklarımızda; problem çözme becerilerinin gelişmesini,  zamanını dikkatli kullanarak hareket etmeyi, beklemeyi beklerken doğru karar vererek düşünmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Ayrıca, spor aktivitesi olarak da kabul edilen satranç eğitimi ile çocuklarımızın dikkat sürelerini arttırılarak zihin gelişimlerinin desteklenmesi hedeflemekteyiz.

Satranç Öğretmenimiz

Mira RUSEVA

Satranç Öğretmeni

New Bulgarian University mezunu eğitmenimiz Türkiye Satranç Federasyonundan Satranç Antrenörlüğü belgesine sahiptir.

İngilizce,Türkçe, İtalyanca ve Bulgarca dillerini konuşan eğitmenimiz iki çocuk annesidir.

YARATICI DRAMA DERSLERİ: Yaşayarak hızlı öğrenme, canlandırma, sözel ve sözel olmayan iletişim yöntemleri ile kendini ifade etme becerilerini geliştirmeye yönelik çalışmalar drama öğretmeni liderliğinde gerçekleştirilir.

Yaratıcı Drama Nedir?

Drama çocukların bir grup içerisinde durum veya olayları kendi yaşantılarından yola çıkıp materyaller kullanarak, dramatik formlar yoluyla canlandırmalarıdır. Okul öncesinde drama; çocuğun yaparak yaşayarak öğrenmesini amaçlayan, bütün gelişimlerini destekleyen, daha önceden belirlenmiş amaçları olan, olayları sözel veya sözel olmayan iletişim yöntemleriyle ifade etmeye dayalı, içinde canlandırmaların olduğu bir etkinliktir.

Öğretmenin liderliğinde uygulanan drama sürecinde ısınma, canlandırma ve değerlendirme çalışmaları yer almaktadır

Yaratıcı Dramanın Çocuklara Faydaları

Kendine güven duyma, destekleme, karar verme becerisi kazandırır.
Kendini ve başkalarını anlama becerisini geliştirmeye yardımcıdır. İletişim becerilerine olumlu bir katkı sağlar
Duygularını farkına varma ve ifade etmeyi sağlar.
Problemlere duyarlı olmayı sağlar.
Fikir akıcılığı sağlar. Serbest düşünme becerisi kazandırır.
Zihinsel uygulamalarda esneklik sağlar.
Orijinal fikirlerin ortaya çıkmasını sağlar. Yaratıcılık ve estetik gelişimlerini sağlar.
Etkili zihinsel süreçlere sahip olmayı sağlar.
Durumları belirleme kapasitesini ve dikkati artırır, yoğunlaşmayı sağlar.
Deneyimlere açık olmayı sağlar.
Hayal gücünü kullanmayı ve doğaçlamalarla anında eğitim sağlar.
Bazı çocukların yaratıcı drama veya oyun sırasında bastırdığı rahatsız edici duyguların ortaya çıkmasına yardım eder.
Öğretmenin sosyal ve öğrenme problemlerini teşhis etmesine yardımcıdır.
Programın her alanında her konunun öğretiminde kullanılır.
Hem görsel hem de sunuşsal sanatlar için kullanılabilir.
Çocukların ahlaki değerleri keşfetmelerine olanak tanır.
Beden dilini kullanmayı sağlar.
Çocukların arkadaşları ve öğretmenleriyle olumlu ilişkilerine olumlu katkılar sağlar.
Çocuğun değerlendirme yapma becerisini geliştirir.
Yaratıcı drama, bireyin bilinçlenmesi, toplumsal bir varlık olabilmesi konusunda geliştirici özelliğe sahiptir.
Yaratıcı drama, eğitimde sınıf ortamında soyut ders konularının somut hale getirilerek kavranmasını sağlar.
Öğrencilere öğrenmeyi kalıcı olabilmesi için ilgi çekici hale getirir.
Dil gelişiminde; konuşurken kendine güven duymanın gelişmesi, kelime hazinesinin artması, fikirlerin ifade edilmesi, insanlarla ilişki kurma becerisinin kazanılması, farklı durumlarda farklı dilin kullanılması, tanımlama, tartışma ve değerlendirme becerisinin gelişmesi.

Yaratıcı Drama Öğretmenimiz

Ergin YALDIZ
Yaratıcı Drama Öğretmeni

10 yıldan fazla bir süredir drama eğitmenliği yapan Ergin Yaldız, Müjdat Gezen  Sanat Merkezi’nden Yazarlık , Sahne Sanatları , Oyunculuk ve diksiyon dersleri, Çağdaş Drama Derneği  “Yaratıcı Drama Liderliği ” birinci kuru ve Oluşum Drama Enstitüsü  Beş kurluk “Yaratıcı Drama Liderliği” kursunu tamamlamıştır. Yurt içinde ve yurt dışında pek çok okulla çalışan eğitmenimiz 2013-2014 yıllarında A.B.D’de “ Turkish Community School of Charlotte”, 2011’de ise Costa Rica’da  , Zaragoza Palmares ‘de çocuklarla drama çalışmaları yapmıştır. Drama Çalışmalarının yanı sıra yazarlıkta yapan eğitmenimiz : TRT 1  ‘de yayınlanan “7 Numara”   dizisinde yardımcı yazarlık ve TRT Ankara Radyosu   Rüştü Asyalı ve ekibinin seslendirdiği “Dert Dedeleri” isimli dizi skecin yazarlığını yapmıştır.

YARATICI DRAMA YÖNTEMİYLE VERDİĞİ İLETİŞİM SEMİNERLERİ:

EYLÜL / EKİM 2013    –   ÇOCUKLARLA MÜCADELEYE SON  (KADIKÖY ve YALOVA  BELEDİYELERİ)- Prof.Dr.Elif Eda Balgaş Erdoğan , Psikolog Bedia Deliduman ile birlikte

EKİM  /KASIM2013  –   ÇOCUKLARLA İŞBİRLİĞİ (KADIKÖY ve YALOVA  BELEDİYELERİ) – Prof.Dr.Elif Eda Balgaş Erdoğan , Psikolog Bedia Deliduman ile

GEZİLER : Programdaki çalışmalara uygun açık alan gezileri düzenlenmektedir.

.

Ön Kayıt Formu

Adınız (gerekli)
Telefon (gerekli)
Epostanız
Çocuğunuz kaç yaşında?
Tercih Ettiğiniz Program 5 Tam Gün5 Yarım Gün
Eklemek istedikleriniz
 

Biz Sizi Arayalım!

Adınız (gerekli)
Size nasıl ulaşalım?(gerekli) TelefonE-Posta
Seçiminiz telefon ise ne zaman aramamızı istersiniz?
E-postanız
Telefon
Çocuğunuz kaç aylık?
Eklemek istediklerinizi belirtiniz